Perşembe, Mayıs 03, 2007

ÖLÜMSÜZ BEETHOVEN'I ANLAMAK ÜZERİNE


Gary Oldman öylesine etkileyici bir Beethoven olmuştu ki (giyindiği tüm diğer roller gibi aslında), uzun süre etkisinde kalmıştım filmin.
Beethoven gibi bir kişi üzerine film yapmanın zor tarafı bu olsa gerek.
Öylesine güçlü bir kişilik, herkesin kafasında öyle ulaşılmaz noktada duran bir yaratıcı-sanatçı ki, nasıl anlatacağınız bir ciddi sorun olmalı.
"Immortal Beloved" anlatımı ve müzikleriyle de etkilemişti beni. Çok ayrıntı hatırlayamıyorum, film 1994 yapımı. Beethoven'in tüm hayatını bazı dönüm noktalarına ağırlık vererek anlatıyordu, diye aklımda kalmış.

Ed Harris de etkileyici bir Beethoven olmuş. "Copying Beethoven" bestecinin daha çok 9. Senfoniyi besteleme dönemini, varsayımsal bir genç kadın besteci (Diane Kruger)üzerinden bakarak anlatmayı denemiş. Sanatçının sağırlığı ve buna rağmen 9. Senfoninin ilk icrası sırasında orkestrayı kendisinin yönetmesi gerçek olaylar. Ancak, gerçekte yaşanan orkestranın Başkemanıncısının Besteciye tempoyu vermesi iken, filmde bu kişi genç kadın oluvermiş.
Sanırım bu durum, 1826 yılında Viyana için bile, olmayacak bir şey. (Bu varsayımımda bir hatam varsa, müzisyenlerden özür dilerim.)

Şimdi, tarihi anlatan bir filme nasıl yaklaşacağınıza da bağlı ya, bence "Ölümsüz Sevgili", "Beethoven'ı Anlamak"tan daha güzel bir film. Daha doğrusu, onu daha çok sevmiştim, demeliyim.

Neyse, öyle veya böyle aşağıdaki müziği bestelemiş insan için ne anlatılsa artık hiç önemi yok. Sadece dinlemek ve duymak yeterli.

4 yorum:

Sndrfknella dedi ki...

Ölümsüz Sevgili'de beni en çok etkileyen sahne, piyanoyu denemek için herkesi dışarı çıkartmasıydı. Nasıl da saklamaya çalışıyordu sağır olduğunu. Ve titreşimler ne çok şey anlatıyordu ona :) Gerçekten güzel filmdi.

Sevgiler :)

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili Sndrella,
Bugün bir şey daha öğrendim ki, "Beethoven'ı Anlamak" filminde sanki tuhaf huniler, işitme aletleri takarak duyabiliyormuş gibi anlatılması da kurgu imiş!
Yine de Ed Harris'in oyunu etkileyiciydi...

miso dedi ki...

ekmekçikız merhaba
Bu filmi seyredemedim henüz. Ama ölümsüz sevgili bence çok güzel bir filmdi. Adamın yalnızlığı ve çaresizliği çok hüzünlüydü. Gary Oldman ise bambaşka bir konu tabi. Saygılar Gary'cim :)

Adsız dedi ki...

immortal beloved filmini seyretmedim, ama bulup seyretmeye çalışacağım, merak ettim şimdi. bugün arkadaşlarla "copying beethoven" ı dvd den setrettik. çok zevk aldım. beethovenin hikayesini tam olarak bilmiyordum, hatta başta mozart ile karıştırdım, ne yazık ki, beni istediğiniz kadar ayıplayabilirsiniz. sonra evde beethoven ile ilgili bilgiler arayınca ed harrisin ne kadar çok ona benzediğini farkettim. bir de anna holtz un varlığı bence çok anlamlıydı, gerçek olsa bu kadar etkileyici olmazdı. bir hayal sonucu öyle bir kişinin varlığı ile beethovenin ne kadar mutlu olabileceği, hatta alışkanlık haline getirdiği küçümsüyeci hareketleri yüzünden ne kadar çok üzülebileceği hayal edilmiş. bu hayal bile beethovenin o sertlilerini yumuşatabiliyor gözümüzde, ve onu tekrar hayran olunabilecek biri haline getiriyor.