Perşembe, Haziran 07, 2007

YAĞMURUN SESİNİ DİNLE


Biraz önce Neolitik Hanım'da yağmurun romantizmi üzerine birşeyler okuyunca, bu sabahı yazıya dökmek farz oldu!

Bakın neler oldu:
Kaç gündür şöyle şakır şakır yağmur yağsın diye dua ediyordum.
Sabah oğlumun uyanma satinden az önce, 6.25'de bir çatoronkkk sesiyle yataktan fırladık. Gökgürültüsü, şimşek, yağmur hepsi birden başladı.
Yağmur başladı diye sevindik de, meğer biraz önceki ses boşuna değilmiş yakında bir yere yıldırım düşmüş ki, elektrikler kesik.

On dakka sonra geldi, gitti sonra yine gitti ve nihayet geldi.
Neyse, oğlum hazırlandı, servisi zamanında geldi, o gitti.

Kızımın hazırlığı bitti, kuzenlerle aşağı indi, servis bekliyorlar. Birazdan bir telefon, servis arıza yapmış, hostes çocukları taksi ile toplayıp okula götürecekmiş.
Nasıl yani, serviste 12 çocuk var, taksi kaç kişi alacak?
Cevap: Bir şekilde halledecek arkadaş!
Aradım hostesi, telaş içinde kızcağız, buraya gelme biz hallederiz dedim, çok sevindi.

Neyse ki, kızkardeşimin yardımcısı gelmişti de onu çocukların (bu arada bir de misafir çocuk var, o da bize emanet, ediyor 4 çocuk!) yanına katmak imkanı oldu.
Tabii ki, taksi bulmak bir başka macera oldu, sonra o bulunan taksi iki sokak ötede -nasıl becerdiyse- tretuara çarpıp lastiğini patlatınca ve de yanında lastik değiştirecek malzeme olmayınca yeni bir taksi bulma macerası başladı. Sinir savaşlarında sonra yoldan boş bir taksi bulundu da çocuklar yola koyuldu.

Bu arada okulu arayıp, "aman, çocuklar geliyor, sınav ne zaman başlayacaktı" konuşmaları, yolda işine gitmeye çalışan kızkardeşimi arayıp durum raporu verme konuşmaları, eyvah bu arada ben geç kalıyorum, nasıl gidecem şimdi telaşları ve üstüne karşıya geçme trafiğindeki sıkışma derken, bu yağmurlu sabah bana sıkı bir başağrısı hediye etmiş oldu.

Durum budur!

14 yorum:

sumuklubocek dedi ki...

sizin yagmur romantizm'den baya bir uzak olmus ekmekcihanimcigim...
yagmuru, bulutu, simsekleri ve tum cagrisimlarini severim--- istanbul'da yagmur haric!
ablattiklarin bana da onlarca animi animsatti istanbul-yagmur-camur-trafik-iliklerine dek islanma-yolda kalma vs. gibi cile dolu kelimeleri iceren...
hele bir gece 12-1 gibi cadde'de arabada yagmurun icinde yuzusumuz anisi var ya, hepsinden kotu...
herneyse size de cok gecmis gitmis olsun diyorum!

romantik bir yagmur anisinda bulusmak uzere...

neolitik hanım dedi ki...

ekmekci kiz,

ben yagmur romantizmi falan yazarken senin basına neler gelmis yahu! bir dahaki yagmurda evde, sakin sakin camın arkasından izleyip tadını cıkarırsın insallah :)

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili S.böcek,
Neyse, akşamüstü kızımla caddede kısa bir yürüyüş yaparken, hafifçe serpiştiren yağmur günün romantizmini sağladı da...

Bir de İstanbul'da yaşayan hemen herkesin yolda kalıp, suda yüzme ya da yüzmek zorunda kalanı görme anısı(!) oluyor, maalesef.

ekmekcikiz dedi ki...

Neocuğum,
İyi dileğin için teşekkür ederim.
"Bu da böyle bir anımız" kategorisine yeni bir madde eklemiş olduk.:)

elektra dedi ki...

ekmekçi kız:)

sen murphy kuralını bilmez misin? yağlı reçelli bir ekmek düşüyorsa halıya, mutlaka yağlı reçelli kısmı gelir halıya:) ( bu kadar kafiyeli değildi bu yahu:))
sen ekmeği kaldırıp halıdan, defalarca test etmişsin murphy amcayı:)olmaz...
ayrıca, yağmurlu bir istanbul sabahında çocukları taksiyle okula gönderme düşünceniz, naif ve iyimser ruhunuzu bir kez daha teyit etmeme yardımcı oldu...:)

geçmiş olsun ve iyi geceler.

not: umarım şimdi bir bardak sıcak bir şeyle, yağmur sonrası istanbul'un serinliğinin keyfini çıkartıyorsundur.

not 2: bilmem yetişir mi notum okumana? filmleri sevdiğin için hatırlatmak istedim. seyretmişsindir mutlaka, ' paramparça aşklar ve köpekler ' filmini. belki seni oyalar bu gece bu güzel film. saat 23:30'da tv8'de.

ekmekcikiz dedi ki...

Elektracığım,
Yetiştim, yetitim de duramayacağım artık; yarın sabah görev beni çağırıyor.:)
Hem, şu da var; o filmi çok severim, bende DVD si var.

Bir de zarif "naiflik" tanımlaman için teşekkürler. Ona "sersemlik" filan da denebilir, di mi?
=))

miso dedi ki...

Zor bir sabah olmuş, perperişan olmuşsunuz. Ama fotoğrafa bayıldım ekmekçikız. Bana İstanbul'a ilk geldiğim zamanları anımsattı. İlk yıl Kasım'da bir hafta sürekli yağmur yağmıştı. Artık cumartesi akşamı annemleri arayıp "ben hiç kuruyamayacağım galiba," demiştim. Olanca yalnızlığımla :) O zamanlar benim için zor zamanlardı. Şimdiyse gülümseyerek hatırlamayı başarıyorum.

marruu

ekmekcikiz dedi ki...

Misocuğum,
Yanlış bir izlenim verdiysem, özür dilerim; fotoğrafı ben çekmedim.
Bütün bu tantanadan sonra işe gelip bilgisayarımı açınca Superonline'ın haber sayfasında görünce, işte bu! demiştim.
"Ben hiç kuruyamayacağım galiba" sözünüz beni de geçmişe götürdü. Yaz ortasında üç ay İngiltere'de kalmıştım, bizimkiler burada tatil yapıp denize girerken ben orada yağmurlukla dolaşıyordum. Sinir olmuştum.
Evet, herşey geçip gidiyor.

elektra dedi ki...

yaaa, vallahi sadece naiflik demek istedim:( üzüldüm şimdi ben... :(

ekmekcikiz dedi ki...

Ahh! Elektra'cığım,
Espri yapıyordum, tamam, naiflik kabulüm, çok teşekkür ederim.=)) Lütfen üzülme, ben üzülürüm.

endiseliperi dedi ki...

ooo herkes buradaymış. ben valla evdeydim. nasıl desem, çayımı demlemiş, nefis kuru meyveli kekimi yiyerek keyif yaptım. çocukları okula göndermedim. tina uyukladı, kuş öttü.

üzüldüm şimdi sizin için, ama ben hareketi severim. bir şeyleri halletmeyi filan. göndermeseydiniz diyecektim ki, sınav varmış. eh geçmiş olsun.

sevgiler.

ekmekcikiz dedi ki...

Peri Kızı,
Valla anlamadım, sizin okullar nasıl hemen bitiverdi? Ama, evde kalmak herkese iyi gelmiştir.

Günün sonunda çocuklar "oo, sabah ne macera oldu" havasındaydılar, bu yine de iyi bir şey!

B5 dedi ki...

Zor bir gün olmus belli.Üstüste gelir ya aksilikler..Ama cataronkk sesine öyle güldürdün ki, anlatamam(dün gece yarisi aynisi burada da oldu)...
Ayni sekilde geri yolluyorum kahkahalari:)))

ekmekcikiz dedi ki...

İnan, B5'cim ses öyleydi! Yakın biryere yıldırım düştü galiba.

Neyse, geçti gitti...
Size de geçmiş olsun.