Pazartesi, Temmuz 13, 2009

LA SAGRADA FAMİLİA

Hatırlamıyorum.
Nerden esti, aklıma geldi.
Gerçi malum, bana esmesi için öyle beş altı şiddetinde lodos poyraz filan gerekmiyor, hafif bir meltem bile hoop aklımı gezdirmeye yetiyor.
Bu defaki, aldı beni Barselona'ya götürdü.
Doğrusu, bir gün o gezinin tamamını yazmalıyım; Paris'ten başlayıp, Arles, Avignon, derken Andorra, Barselona, San Sebastian'dan geçip Bordeaux üzerinden yine Paris'e ulaşılan unutulmaz araba yolculuğunu.

Belki de bir yerden kulağıma bir melodi çalınmıştır, anımsama zincirini başlatan odur.
Evet, büyük ihtimalle öyle oldu.

Bir zamanlar "
The Alan Parsons Project" vardı, Vikipedi, 1975-1987 arasında faal oldular, diyor.
Bayılırdım, müziklerine. Elektronik ağırlıklı çalışırlardı. Uzun uzun parçalar yazarlardı, dinle bitsin, geçsin gitsin değildi müzikleri. Etkileyici, uyarıcı, düşündürücüydü.
Edgar Allen Poe'dan, Philip K. Dick'ten, Antonio Gaudi'den, onların eserlerinden esinlenmiş müziklerdi bunlar.
Yayınlanmış son albümlerinin adı Gaudi. 1987 tarihli albümün ilk parçası La Sagrada Familia.



Sagrada Familia, Barselona'nın en bilinenlerinden.
1882 yılında Gaudi tarafından yapılmaya başlanıp, inşaatı bir türlü bitirilememiş, halen süren bir kilise. (Teknik ayrıntısını bilemeyeceğim, bazilika diyorlar, özel olarak.)
Şehre giden turist, mutlaka kıyıcığına bir uzanır. Hatta, cesareti olan o büklüm büklüm merdivenlerden tırmanıp, kuleden şehre kuşbakışı göz atar, "vay be, nasıl da tırmandım" diyerek, böbürlenir.

Doğrusu, tam da bunu yapmıştık; tepeye tırmanıp, Japon turist geleneğini de ihmal etmeyip, poz verip fotoğraflatmıştık, kendimizi. O yolculuğun tarihi 1990 mıydı, 91 mi, yoksa. Demek ki, parçayı bilerek tırmanmışız tepeye.

Buyrun, dinleteyim size de.
Uzun olduğunu (8:48 dakika) ve başlangıcında kilise ortamından alınmış başka sesler de bulunduğunu, hatırlatarak. Sabırlı olun, lütfen
.





.

18 yorum:

pembecikolata dedi ki...

Bencede o gezinin ayrıntılarını yazmalısınız:)Değişik deneyimler okumak oldukça zevkli...

Sanem dedi ki...

Alakasız olacak ama, şu header'a baktıkça içim açılıyor. Miss! :))

elektra dedi ki...

o şehirlerin adını yazmışsın ya, hepsi kulağıma büyülü bir isimmiş gibi geliyor:(

Ekmekcikız dedi ki...

Pembeçikolata hoşgeldiniz!
:)
İlk fırsatta yazayım, peki.

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Sanem,
İç açmayacak gibi değil ki (değil miş ki) orası...
Ben görmedim de, o nedenle -mişli konuşuyorum.
Arkadaşımdan arak o fotoğraf!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracığım, Canım,
Yahu üzülme sen!
Şansım mı vardı o vakitler neydi, yeni evli/sevgili olarak gezmiştik o diyarları.
Gel gör ki...
Aman ya!

Hiç hüzün bastırma kendine, sen de gezeceksin.
:))

zafer dedi ki...

Ekmek yapmak dışında da marifetlisiniz vallahi bravo.On parmağınızda on marifet..Sagrada Familia-Antoni Gaudi Katalan bir mimardır ve Katalanlığıyla övünür.İspanyol değildir.90 yaşına kadar yaşamış ve hiç evlenmemiştir(akıllı vallahi)..GBahsettiğiniz kiliseyi yaparken dilenmiştir sanırım onun için bu Tanrı ve kendisi arasında bir tutkuya dönüşmüş.Bu kiliseyi yapmayı bir çeşit cennetin kapısını aralamak gibi görmüş olmalı(bu benim yorumum).Son yılları dilenerek geçmiş bu büyük mimarın çünkü yaşadığı çağda kıymeti anlaşılmamış.birçok mühendislik harikası var mesela yola merkezkaç şevi vermeyi doğruya yakın ilk o hesaplamış ve uygulamış.Keza telden maket yapar ve binaların strüktürel dengesini bu yaptığı tel bina maketlerini ters çevirerek anlayabildiği ilginç zeka gösterileri vardır.Oldukça yakışıklı bir adamdır ve dediğim gibi kadınlarla işi olmamış(evlenmemiş anlamında söylüyorum)..Özellikle demir işleri önemli(ferforje)..Fazla bilgi vermeyeyim daha fazla..Mesleğim icabı fazla detaya girebilirim fakat sıkıcı olabilir.Sevgiler

BAYAN E. dedi ki...

Barselona denilince akla Gaudi gelmeden olur mu hiç...ben Park Güell'e de bayılmıştım.La Sagrada Familia'ya tırmanırken ölüyorum sanmıştım...ahhh ahhhh tekrar gitmek var ya....neyse :-))

zafer dedi ki...

Bu masalar oh, gel otur diyor,
kırkahvesi edası
Deniz olmasa da olur engin mavisinde göğün
..şöyle yeşil bir dağ uzanmalı göz alabildiğine
sıralı
ve yayla evleri kızılkara serpilmişse eteğine tek tek
...
"- Otur diyor"
çardağında üzümleri asmanın,
küçük çeşmenin yalağına akışı serinlikler türküsüyle buram buram
ah sen su kokusu !..
Ve kumrular çam dalları arasında sevişiyor
Gu guk gu guk gu guk..

-Zafer De..-(anlık bir şiir çıktı içimden)

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Gaudi ile ilgili olarak verdiğiniz ayrıntılar, daha önceden hiç bilmediklerim. İlginçmiş, uzun ömür, hiç evlnmeme, dilenme... Katalan evet, İspanyol değil zinhar!
Bir de en ilginç mimari dehalardan olsa gerek, siz daha iyi bilirsiniz.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Bayan E.ciğim,
Senin böyle komple atlet gibi onun tepesine tırmandığını hayal etmek, beni çok güldürdü!
:)))
Valla, gülmeye devam ediyorum, kusura bakma.
Kısmet olur da bir daha sefere birlikte gidersek, bu defa tırmanırken tekrar gülme tutacak, beni. :o)

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
İçinizden gelen bu anlık şiir için, tepedeki fotoğrafa teşekkür borçluyuz.
:))

zafer dedi ki...

Oh şiirim epeyce berbat.Fakat ilk çıkışı ham halidir.Bir yıl demlenmeli eklemeler çıkartmalar onu başka bir hale koyacaktır.Ben bir yere kaydettim.Düzelecek :))

Ekmekcikız dedi ki...

Demlenmiş halini de yayınlarız, efendim. :))

doli incapax dedi ki...

çocukluğumun fon müziklerinden biri bu şarkı, çok eskiye gittim birden. progressive müziksever bir ablanın kardeşi olunca çocukluk melodileri de böyle oluyor işte. nefis bir şarkı bu, çok da özlemişim, çok teşekkürler.

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Doli,
Ablanın dinlediği müzikleri hatırlatmak ne güzel! Ben de kardeşimle aynı duyguları yaşardım.
APP'in diğer parçaları da tekrar tekrar dinlemeye değer. Ben de tekrar dinlemeye başladım, onları.
:))

Ebru dedi ki...

Bana Dom katedralini anımsattı.Gezi konusunda berbatım:) ama Almanyayı Türkiyeden daha çok gezdim. Oraya benzettim.

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucum,
Gezi konusunda berbat olamazsın.
Çünkü, bir gezi severler vardır benim gibi, başkasının gezisine bile maydanoz olan, bir de normal insanlar vardır. Bu da berbat bi durum değildir.
Doğru diyorsun ayrıca, Dom Katedraline (Köln'dekini kastediyor olmalısın) benziyor. Andırıyor mu desek aslında?
:)))