Pazar, Nisan 11, 2010

FOTOĞRAF BAKMAK

Çocukken en sevdiğim işlerden biri, babamın düzenli olarak çektiği ve annemin düzenli olarak albümlediği, o yetmeyince kutuladığı fotoğraflara bakmaktı.
Bu faaliyete çeşitli talimatlar eşlik ederdi:
"Albümlerin sayfalarını kıvırmadan bak yavrum."
"Fotoğrafları kutuya aldığınız yere koyun, sırası karışmasın."

Geçen akşam yeğenime kendisinin bebeklik fotoğrafı gerekmiş. Ödev mi, birisine mi gösterecek, nedir?
Kardeşim, "benim bunları bir düzene sokmam, albüm yapmam lazım" diye söylenerek fotoğraf kutusunu çıkardı.
Neler neler neler?
Çocukların çeşitli boy ve komik hallerde fotoğrafları en büyük öbeği oluşturuyor.
Bir kısım aile büyüklerinin eski halleri, aile toplantısı fotoğrafı var.
Pek az da bizim, kardeşimin ve benim fotoğraflarımız var; genellikle ikimiz çekeriz fotoğrafları.

Uzunca bir süredir, eski hallerimizin suretlerini görmemiştim.
Aman Allahım, biz gençmişiz!
Ne kadar farklıyız şimdi, ama ne kadar çok farklı!
Oysa ben, aynaya baktıkça, hâlâ çocukluk yüzümü görüyormuşum gibi bir his taşıyorum. Hayır, artık taşıyordum demeliyim, bu yüz o yüz değil. Vücudumuz değiştikçe, yüzümüz de bedene uyum sağlıyor olmalı. Öyle mi? Belki de bu teorim doğru değil. Bedeni hiç değişmemişlerin de yüzleri yaşananların izleriyle dolu. Hımm! Yaşanan. Anahtar kelime bu galiba. Ama bedende yaşanan, ama zihinde yaşanan, öyle veya böyle izi kalan.

Neyse işte!
Baktık fotoğraflara ya, şimdi de aynalara bakıp durmaktayım.
.

8 yorum:

şule dedi ki...

aynı şey bana da oluyor ekmekcim. aynaya baktigimda "aman iste her zamanki sule" diyorum. ama 10 yil onceki fotograflara baktigimda "aman allahim, amma cocukmusum" diyorum. hayat yordu bizi hayatim :)

Ekmekcikız dedi ki...

Am-maaan!
Şulem, önce yemişim hayatı diyecektim, sonra severim hayatı demeye karar verdim.
;)

Leylak Dalı dedi ki...

Ekmekçim be, sev gitsin hayatı zaten. Kim kaçabilmiş ki yaşlanmaktan. Ruhun genç olsun, en önemlisi o. Yalnız bende garip bir durum var, acaba herkeste de böyle mi oluyor? Ben çocukken ve gençken tıpatıp babama benzerdim, şimdi alakam kalmadı aynı annem oldum. Bu nasıl oluyor????

aslı hayvanı dedi ki...

iyimserler sizi :D

ben aynaya baktığımda çok pert olmuş bir insan görüyorum. eski bir tanıdığıma uzun seneler sonra rastladığımda içimde hep şu his; "'of aslı'ya bak, ne hale gelmiş' diyor şimdi."

ve leylak dalı, annemin karbon kağıt kopyasıyken şimdi abime benziyorum iyi bişii diil bu sanırım :D

Ekmekcikız dedi ki...

Leylakcığım,
Bak sana daha ilginç bir benzeme hikayesi:
Benim kız ve oğlanın yakşaşık 6 aylık ile 1,5 yaş arası halleri tıpatıp birbirinin aynısıdır. O kadar ki, bazı fotoğraflarda ben bile karıştırırım.
Şimdi, oğlan tıpkı babası oldu, kız ise ben.
Hadi bakalım!
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Aslıcım,
İyi de iyimser olmayıp ne yapacaksın? Fotoları imha etsen, bazısının hafıza fil gibi...
Bak sendeki dönüşüm de bizim çocukların tersine bişey olmuş.
Oluyor efendim, çare yok!
:))

miso dedi ki...

off ya, foto düzenleme konusunda o kadar tembelim ki :( Hele bir de şimdi dijital makinayla çekilenler var... Biri onları bastırsın ve albüme koysun lütfen:))

marruu

Ekmekcikız dedi ki...

Misocuğum,
Digital çıktı, albüm düzeni elden gitti, zaten.
Çok nadir azimli insan, bilgisayardan aktarıp, fotoğraf bastırıyor.
Bizde de fotolar bilgisayarın bir yerlerinde durup durmakta artık.
:)