Salı, Mayıs 21, 2013

sağdan soldan estarabim...

gatsby
hani şu muhteşem olanı...
haftalardır heyecanla bekliyorduk.
kitabını çok sevmiştim, okuduktan sonra uzun süre "gerçek aşk nedir" sorusu üzerinde kafa patlattığımı hatırlıyorum.
robert redford'lu filmi de beğenmiştim.
bu defa, leonardo dicaprio ve carey mulligan'lı baz luhrmann filmi beni yordu. özellikle ilk yarıdaki gürültülü parti sahneleriyle...
neyse ki, ikinci yarı aşk ve ihanet çekişmesi anlatımı daha sakindi de, filmi seyrettiğime değdi.

ilk whatsapp mesajlarını gönderince çocuklarım dedi ki:
ooo, yoooo! sana whatsapp'ı kim öğretiiii?
siz 50 yaş üstü insanları facebookla filan yetinseniz olmuyor mu?

yeni sekretere alışma çabaları
yeni insan yeni alışkanlık demekmiş.
insan iş yerinde bile olsa çevresine kendi varlığıyla damga vuruyor ve buna alışmak gerekiyor.

uzak akraba yüzkitabında arkadaşlık teklif ederse...
arkadaş olunmaz! ne gerek var? olunsa zaten uzak kalınmazdı.
üstelik eski eş ve ailesiyle hiç arkadaşa olunmaz.
bi mücadele, bi mücadele... yeni heves herkesi eklemiş yüzkitapçı uzak akrabaları kendilerini kırmadan ve durumdan haberdar etmeden arkadaş geyiklerinden nasıl uzak tutarsınız?

yolculuk
bir yola gidesim var. mümkünse uzak ve gezmesi bol...
bu arada, geçen ay kapadokya'da arkadaş tehdidi karşısında balona binmediğim iyi olmuş galiba. kaza, üzücü  ...

ev işi
perde yıkamam gerekiyor. öteleye öteleye bir hal oldum.

yeşil dünya
balkonda buğday yetiştiriyorum. biliyorum beyhude çaba, ama ne yapayım? denemekte bir beis yok, değil mi?
hiç olmadı sabahları şu çiğ damlalarını görmek için olsa, yine değer.





4 yorum:

Esma dedi ki...

Sevgili Ekmekçim
Doğal buğday budum ama toprakla buluşturamadım henüz,atıveremedim buğdayı ,nasıl olacağınıda çok bilmiyorum da aslında...

Sevgiler

şule dedi ki...

buğdaya bayıldım, çiğ tanesine de :)

çocuklar halt etmişler bir kere, genciz daha biz :)

facede istediklerine kota uygulayabiliyorsun, onu kullansana, arkadas geyiklerinden uzak tutmak istediklerini.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Esmacığım,
Ben bu buğdayı çimlendirip filiziyle yemek için almıştım, güya.
Sonra balkonun çok boş ve yeşilsiz kaldığını düşündüğüm bir günde saksıya saçıverdim.
Aslına bakarsan, ne yapacağımı bilemiyorum, öylece büyüyorlar şimdilik. :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulem,
Sen onların kibarca (!) "50 yaş üstü insan" diye tanımladığı kategoriye girmiyorsun ki, zaten!
Çiğ tanelerini her sabah okşuyorum.
Yaptım işte bir takım kısıtlamalar, ama, ne gerek var? ;)