Salı, Ekim 03, 2017

BUDADIM, EKTİM, YOĞURDUM





Sevgili Blog,

Bu sabah hava yine kapalıydı, öğlene doğru güneş sıcak gülümseyen  yüzünü gösterdi.
Dün gece elimi yastığın altına sokuşturup, omuzumu kasarak öyle kötü şekilde uyumuşum ki, kaç günkü tutuk sırt sıkıntısına ek olarak bir tutuk omuzla güne başladım. 
Güneşin yüzünü göstermesi bana enerji vermiş olmalı. Pencere içindeki çiçeklere su vereyim niyetiyle ayağa kalkıp, sardunyaları budamış, nergis ve lale soğanlarını boş saksılara  dikmiş ve balkonu yıkamış olarak bir saatten sonra ancak oturdum.

Öğleden sonra mahallemizin güzelim ekşi maya ekmek yapan fırını Jüli'ye gidip bana biraz organik un verebilir misiniz diye ricacı oldum. Elimdeki Bozcaada'dan gelme ekşi mayayı yeniden ekmek yapmak niyetindeyim.
Sağolsun kırmadı beni Jülide Hanım, hem un verdi, hem de unları Çankırı'dan  aldıkları adresi verdi.

Sonra da Şakacı Sokağın başındaki Antep pazarından mercimek, bulgur ve cevizli sucuk alıp eve döndüm. Ohh, değmeyin keyfimize!

Bu satırları yazarken başımı kaldırıp dışarı baktım. Oohhooo! Hava yine kapatmış...



Bakalım, geçen kış sonu içimi aydınlatan nergis ve lale yeniden çiçek açacak mı? Merakla bekliyorum.

Hiç yorum yok: