Cuma, Mart 19, 2021

"Sevmenin Yolu Bilmekten Geçiyor"

Bir konuya merak duyunca, genellikle önüme o konuyla ilgili bir şeyler çıkıveriyor. Bazen kitapçıda bir kitap gözüme takılıyor, bazen internette bir resim görüyorum, bazen kulağıma çalınan bir melodinin kaynağını buluyorum.

Dün yazmıştım Her Güne Üç Güzel Şey'de, digital art diye tanımlanan bir alan var artık. Ben bu konunun varlığından yenilerde haberdar oldum. Hatta, bu alanda üretilen eserlerin  yine internet üzerinden alınıp satıldığını ve NFT kısaltmasıyla tanımlanan non-fungible token adı  verilen bir şekilde sertifikalandırıldığını yeni öğrendim. Bu sertifikalar sayesinde, eserin varlığı ve mülkiyeti bir çeşit tescil edilmiş oluyor.
Gelişen, değişen dünyada internet üzerinden daha neler neler olabileceğini tahayyül bile edemeyen biz eski kuşaklar için, anlaması algılaması hayli güç ve karmaşık konular. El mahkum, öğreneceğiz elbet.

Neyse işte, lafı uzattım. Bugün bu konuda bir şeyler okuyup anlamaya çalışırken, önüme bir röportaj çıktı. 
Röportajın başlığı çok ilginç geldi öncelikle, "Yaşayan İstanbul Haritası".  Nedir bu yaşayan harita diye bakarken, videoyu izlemeye başladım ve ağzım kulaklarımda izlemeyi tamamladım.

21 Ekim 2020 tarihinde yayınlanmış videonun açıklamasında şu yazıyor: 
"2010 yılından bu yana 'Fractal İstanbul' adını verdiği illüstratif İstanbul haritaları üzerine çalışan çizer Tarık Tolunay, karantina sürecinde tamamladığı, Eminönü, Tarihi Galata Köprüsü ve Karaköy'ü resmeden 'Pandemi' eserini geçtiğimiz haftalarda yayımladı. Tolunay, İstanbul'daki tarihi detayları ve şehrin günlük yaşamına dair ayrıntıları hikayelerle birleştirerek kendi yorumu ve figürleriyle haritalarına aktarıyor."

Rica etsem, birazcık uzunmuş filan demeden 12 dakika 44 saniyelik videoyu izleseniz? Hayran kalacağınıza garanti verebilirim.
Videoyu bloga yerleştirdim, ancak göremeyen olursa diye şuraya da link vereyim, tıklayınız.




Tabii ki, videoyu izleyince devamının peşine düştüm. 
Oradaki sanatçı Tarık Tolunay kimmiş, videoda sözü edilen haritaları görebileceğim bir yer var mı başta olmak üzere bir çok soru aklımda. 
Tarık Tolunay  eski bir GIRGIR dergisi çizeriymiş, aslında, sonrasında reklam sektöründe çalışmış. 
2010 yılından beri Fractal İstanbul adını verdiği illüstratif kent haritalarını yapmaya başlamış. Çalışmalarını kentçizer olarak sürdürüyor ve videonun sonunda da söylediği üzere, "insanları kent okur-yazarı olmaya davet ediyor". Çünkü, yazının başlığına aldığım cümlesiyle İstanbul'u "sevmenin yolu bilmekten geçiyor".

Tarık Tolunay'ın eserlerini görüp, hakkında başka bilgiler de bulabileceğiniz web sayfasının linkini buraya ekliyorum.
Lütfen o ince düşünülmüş, çizilmiş, gerçekten emek harcanmış, güzelim İstanbul haritalarına bir bakınız. Emin olun, şu pandemi bitse de kendimizi sokağa atıp, o İstanbul'u seyre dalsak diyeceksiniz.


10 yorum:

  1. aa ne kadar güzel harita. gitmeden bir şehre sokak sokak
    incelenebilir. neler yapıyor insanlar!

    YanıtlaSil
  2. SevgiliPelinpembesi,

    İnsanlar çok güzel şeyler yapıyor. Digital art onlara sonsuz bir alan açıyor. :)

    YanıtlaSil
  3. Ben de Twitterden takip ediyorum Tarık Tolunay'ı epeydir. Hatta o güzelim haritaların puzzle ları da var, almaya bile niyet ettim ama sonra asacak yer mi var, vazgeç dedim kendime. Çok güzel ama...

    YanıtlaSil
  4. ben de ben de bayılıyorum bu çizimlere. nasıl bir emek, nasıl bir güzellik...

    YanıtlaSil
  5. Leylakcığım,
    T. Tolunay'ın yaptıkları, binbir emekle ortaya koydukları bir yana, insanın yaşadığı kenti, özelinde İstanbul'u sevmesinin en güzel yollarından birini bize anlatması çok ilgimi çekti; sevdiği şehir için bir tuğla da olsa koymak, not düşmek, iz bırakmak... Çok hoş. :)

    YanıtlaSil
  6. Şulem,
    Yine bir ortak payda bulmuşuz diyeyim. :))

    YanıtlaSil
  7. Amanın, ne detay ne emek var Fractal Istanbul'da. 12 dakikayı da seyrettim. :) Çok teşekkürler paylaştığınız için.

    YanıtlaSil
  8. Şahane bir insanla tanıştırdın beni, çok teşekkür ediyorum.
    Bayıldım ♥

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Neslihan,
    On iki dakika vurgusunu özellikle yaptım, çünkü, artık her gün o kadar çok görsel malzemeyle karşılaşıyoruz ki, hepimiz uzun bir şeyler seyretmekten sıkılır olduk, maalesef. Devamında ne olacağını bilirsek veya merak edersek, seyretme sabrı geliyor. :)
    Beğenmene sevindim, gerçekten çok ince emek işi.

    YanıtlaSil
  10. Şebnemciğim,
    Güzellikleri paylaşarak çoğaltmak, insana mutluluk veriyor. Beğendiysen, ne mutlu! :)

    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz!