Pazar, Eylül 26, 2021

Rastlantı mı? Belki de değildir!

Öğlenden hemen sonraydı. Günün latif, şurup dokulu havası ayaklarımı deniz kenarına taşıdı.

Klasik, Çatalçeşme'den sahile in, Suadiye'den caddeye çık turumu tamamlamak üzere trafik ışıklarından geçtim. Sağa Beyaz Fırın'ın sokağına doğru yöneliyordum ki, "şurdan gideyim" dedi ayaklarım ve sola Welldone'ın sokağına saptım. 

"Üff, ne kadar kalabalık Welldone" diye düşündüm, millet pazar keyfi yapıyordu. Bir kaç adım daha atıp giriş kapısının önüne ulaştım, tam geçiyordum "o da ne!" tanıdık bir yüz duruyor kapıda; fakülteden sınıf arkadaşım B.B. 

Adını seslendim, şaşırdı, sevinçle adımı seslendi, ayaküstü konuşmaya başladık. Meğer, aile büyükleriyle de birlikte kahvaltıya gelmişler. "Kahvaltı, brunch, iyi güzel de şuraya bak, saat 15 oldu, sıkıldım, oturmaktan sırtım ağrıdı, yürüyeceğim dedim attım kendimi dışarı" dedi.
Ayaküstü biraz daha konuştuk, "hadi gel içerde sana kahve ısmarlayayım, konuşalım" dedi, içeride tenha bir yer bulduk oturduk. Sohbet hemencecik dallanıp budaklandı, sen ne yapıyorsun, çocuklar nasıl, aile büyükleri nasıl, ölenler kalanlar derken aldı başını gitti.

Arada, eşi ve kızı yanımıza uğradı, selamlaştık, hal hatır sorduk. Kızı da hukuk bitirmiş, bizim 1977'de aynı sınıfta başlamamızı ve aradan 44 yıl geçmesini değil inanması ve  hesaplanması bile zor olarak düşündüğünü yüzünün ifadesinden anladım. Haklı genç meslektaşım, henüz 25 yaşında o, çünkü.

Biz yine konuştuk, konuştuk, arada sınıf toplantılarında veya baro seçimlerinde rastlaşıp kalabalık içinde ayaküstü laflamaktan çok daha özel konulara daldık. Birbirimizi görmekten memnuniyetimizi dile getirdik, telefonlarımızı kaydettik. Neden daha önce kaydetmemişiz, telefonlar mı değişti, numaralar mı, kim bilir?

Eve dönüş yılında B.B. ile karşılaşmamızı düşünürken, öğrencilik yıllarımızdaki okul çıkışlarımız geldi aklıma. Havanın güzel olduğu mevsimlerde, günlerde evleri Bakırköy, Yeşilköy güzergâhında bir kaç arkadaş trene bineceksek Sirkeci'ye, otobüse bineceksek Eminönü'ne birlikte yürüdük. Çarşıkapı kapısından Kapalıçarşı'ya girer, çoğunlukla Mercan yokuşundan salardık kendimizi, bazen Mısır Çarşısı'ndan inerdik, bazen tatlıcı Hafız Mustafa'nın köşedeki dükkanına uğrardık. harçlığımız neye yeterse, sütlü tatlı filan bir şeyler yer, yola öyle devam ederdik.
Sonra da yol boyu trende, otobüste konuşmaya devam eder (ne çok laf varmış konuşacak, neydi acaba) durağımız gelince iner, evlerimize dönerdik.



Hafız Mustafa'nın tatlı menüsüne baktım da ooo, neler de neler var. 
Bizim zamanımızda bu kadar çeşit var mıydı, hatırlamadım. Benim aklımda kalan, şuradaki gibi sütlü tatlılar. Onlar bile bu kadar çeşitli miydi, hatırlamıyorum, doğrusu.



8 yorum:

  1. Hiçbir karşılaşma tesadüf değil bence :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değilse de kabulüm. :)
      Hem tesadüfleri severim ben C.'ciğim. :)

      Sil
  2. ne güzel olmuş eski bir dostun hiç beklemediğin bir anda karşına çıkması :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, günümü aydınlattı doğrusu. Hoş bir sürpriz oldu. :)

      Sil
  3. Ne güzel olmuş karşılaşmanız, sonra muhabbetin koyulaşması. Bayılırım beklemediğim bir anda tanıdık bir yüze denk gelmeye. Istanbul dışında bu tür rastlantılar çok zor benim için. O yüzden özellikle yurt dışı dönüşü ilk senelerimde zıplardım sevinçten tanıdık birine rastladığımda. Onu hatırlattı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet Joe'cuğum güzel oldu. :)
      Aradan çok zaman geçtiği ve hiç zaman geçmemiş gibi muhabbete daldığımız için ayrıca hoş oldu.

      Sil
  4. sONDA hAFIZ mUSTAFA FOTOSUNU GÖRÜNCE YÜZÜMDE BİR GÜLÜMSEME OLDU ÇÜNKÜ GEÇEN KUZENLER grubumuzda çok muhabbeti döndü. bir kuzen istanbulda oturuyor ve o mekanda baklava yedi geçen sonrada bize fotosunu göndermişti. bizde o tabak ne kadar dedik. 50 tl deyince inanamadık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kaç sene önce Hafız Mustafa'nın Taksim'de bir şubesi açıldı, hiç gitmedim, ayaklarım içeri girmemi engelledi. Anladığım kadarıyla turistlere hitap etsin diye yapmışlar, en azından görüntü öyle biraz abartılı geldi bana. Anlaşılan fiyatlar da turistik!
      Eminönü'ndeki bizim öğrencilik günlerinde gittiğimiz eski dükkan gayet mütavazıydı, tam eski usul tatlıcıydı. :)

      Sil

Hoşgeldiniz!