Gördüğüm rüyaları hatırlamak konusunda son derecede verimsiz bir zihnim var, öyle ki rüya görmüyorum bile diyebilirim. Meğer rüya görüyormuşum!
İki gündür iki ayrı insanı rüyamda gördüm ki öncelikle hayırlara gelsin diyeyim. Asıl komik olanı bu rüyaları arka arkaya görmüş olmam.
Şimdi yazı dizisinin ve yazının başlığı geçmişe mektuplarken benim rüya konusuna dalmam matrak olacak, ama rüyalarda da geçmişteki insanlar ve onlara dair olaylar olunca, yine de buraya yazabilirmişim gibi geldi.
Rüyalarımda oldukça fantastik bir dünya kurgusu vardı, kaçmalı, kovalamalı filan. Olmadık işler kısacası. İki rüyanın da başrol kişileri geçmişte bir dönem bağlarımın olduğu, sonradan umulmadık zamanlarda ilginç dönüşler yaşayan kişilerdi.
Rüyamdaki D. benden özür diliyordu, C. ise utanmış mıydı neydi, beni görmezden gelmeye çalışıyor, sonra da daha önce yaptığı gibi toz oluyordu.
Rüyalar bana hafiflik verdi, güldüm geçtim.
Belki bir gün onlara birer mektup da yazarım, hatta hazır konu açılmışken şimdi yazayım ve arşive kaldırayım.
Fotoğraftaki peluş tavşanı oğlumun yatağının altındaki depoda buldum.
Tozlanmasın diye nylona sarmışım ama zaman içinde tozlanmış haliyle.
Attım, makineye yıkandı, sonra da oğluma fotoğrafı gönderdim, "güreşe hazır" yazdım.
Oğlum minicikken bu tavşan neredeyse onun boyundaydı ve bizimki yürümeyi öğrendikten sonra buncağızla güreş tutmaya onu kündeye getirip üstünde tepinmeye başlamıştı.
Şimdi güreş arkadaşı için diyor ki, bunca sene sağlam kalmaya başardığına göre bir sonraki nesle kalsın bari...

Hiç rüya görmeyen (belki sadece hatırlamayan ve görmediğini sanan) birinin bu ara bir değil iki tane birden görmesinin uyandırıcılığını gökyüzünden takip ediyorum diyeyim ben de size. :) D ve C'ye mektuplarınızı buraya da yazarsınız umarım.
YanıtlaSilEvet evet, gökyüzünün etkilerini bizzat etkili şekilde yaşıyorum, bu defa. :)
SilBakalım, yazayım da ortalığa çıkarabilir miyim, bir düşüneyim. ;)
Çocuklar yumuşak oyuncaklardan hoşlanıyorlar. Tıpkı sakin, bağırmadan konuşan nazik insanlardan hoşlandıkları gibi. Yaş aldıkça çocuklar gibi oluyor insan.
YanıtlaSilSevgili Makbule Hanım, nasıl hoş şekilde tanımlamışsınız ve çok haklısınız, yumuşak oyuncaklar ve yumuşak huylu insanlar çocuklara iyi geliyor. :)
SilAyyyyy... Tontiş yaaa, bir sonraki nesil, ay ay ayyyy <3
YanıtlaSilYaaa evet, sözün o kısmı gönlümü titretti doğrusu. Hayırlısı <3
Sil