Salı, Temmuz 07, 2026

GEÇMİŞE MEKTUPLAR 3 - Ne Diyecektim?

 Geçmişe mektuplara başlarken düşündüm ki pazartesi ve perşembe günleri burada yazarım. Her zaman olduğu gibi evdeki hesapla çarşı denk düşmedi, geldik salı gününe...

Geçen defa gördüğüm rüyaların öznesine mektup yazmak fikri dolanmıştı zihnimde, o da olamadı. Zira, bu aralar evdeki işler sırasında, elime geçenler nedeniyle sık sık geçmişe yolculuk yapıyorum, adeta daldan dala atlıyorum, bir konuya yoğunlaşacak imkanı bulamıyorum.



Dokuz sene olmuş, Ş.'yu ziyarete Kazdağları'na gitmiştik P. ile. Oralarda gezerken yukarıdaki dumanlı kuvarsı almıştım, iyi enerji verir, demişlerdi. Bu taş, o gün bu gündür salonda bir rafta durmakta.
Bugünlerde iyi enerjinin odaların değişimi, eşyaların indirilmesi, kaldırılması, çekmecelerin açılması boşaltılması ve yeniden düzenlenmesiyle  evimize ulaştığını düşünmek istiyorum.

Çocukların oda değişimi işleri sırasında çekmeceler açıldıkça ortaya çıkan resimler, notlar, yazılar arasında bir de mektup vardı. Kızım fotoğrafını çekti ve aile grubumuzda paylaştı. Okul ödevi için yazılmış, o içten tatlı satırlar hepimizi gülümsetti, anılara götürdü. 

Mektup yazarının iznini alarak metni paylaşıyorum:


"İstanbul 19.02.09 
 
Sevgili E., 

Bu mektubu şu an Türkçe dersinde yazıyorum; ama yazmamın tek sebebi bu değil. Artık 8. sınıfta olduğun için karşı binadasın ve senle çok görüşemiyorum, bu yüzden seni çok özledim. 
C. ve sen ile telefonda konuştuğum akşam bana eski zamanları hatırlatıyor; çünkü aynen o akşam telefonda konuştuğumuz gibi çok konuşurduk; ama telefonda değil, yüz yüze. Telefonda konuşurken Altunizade'de karın yaklaşık 5 cm okuğunu söylediniz. Ayrıca Sarma'yı da dışarıda bıraktığınızı söyleyince çok gülesim geldi. 
Bu haftasonu eğer arkadaşım ile buluşmazsan cumartesi günŭ size gelebilirim. Sizle kartopu oynamak yine bana iki yıl öncesini hatırlatıyor. Kardan koltuk ve puf yapmıştık birlikte. Bir de A.'ın seni yere düşürüp attığı sert kartopları geliyor aklıma.
Beş yıl önce ise tanımadığımız birinin benim yüzüme kartopu atması ve ağlamam geliyor. Siz de beni korumak için A.'ın eski mor kızağının içine bir süre kartopu doldurmuştunuz ama yüzüme kartopu atan çocukları hiç görmedik. 
Eğer bu haftasonu size gelebilirsen yine hepsini yapabiliriz. Bir taraftan gitmenizi istemezken bir taraftan da iyi ki öyle büyük bir eve taşınmışsınız diyorum; ama bu sizi özlememe engel olmuyor. Hepinizi çok seviyorum. 
En yakın zamanda görüşmek dileğiyle... 

(imza)
E.K."

Bu mektup hakkında konuşurken mektubun muhatabı E.'in de 6. sınıfta olduğu sene, bir aile büyüğüne (teyzeme) mektup yazdığını ve bu mektubu postaladığını hatırladık. 
Bizim de ilkokulda böyle ödevlerimiz olurdu, kaldı ki biz zaten bayramlarda, yeni yıl kutlamalarında aile büyüklerine kartlar yazardık. Kırtasiyeye giderek, hangi kartı kimin için göndereceğimizi düşünerek seçer, yazar, zarflar, pullar ve postalardık.

Ne diyecektim? Evet, mektup konusunda yazacaktım. 
Bu defa geçmişe mektuplar değil de geçmişten mektup oldu; kabul ola. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz!